23 Ekim 2014 Perşembe

Freud, sanatçıyı

"İçe dönük, içgüdüsel gereksinimlerinin baskısı altında, onur/güç/servet/ün ve kadınların sevgisini
kazanma arzusunda, fakat doyumsuz biri olarak tanımlar; kendini doyumsuzluk içinde
hisseden sanatçının, yaşamsal gerçekle bağını kopardığını ve böylece tüm dikkatini düş
gücünün kapsadıklarını gerçekleştirmeye yönelttiğini söyler.“

ERİNÇ, S.M. (2004); Sanat Psikolojisine Giriş, Ankara: Ütopya Yayınevi.



"BU “Ben-im”lik, bilincin bilincinde olmak, kendinin farkında olmaktır. Ve o tanımlanamaz, nitelendirilemez olandır, çünkü onun sıfat ve nitelikleri yoktur. O sadece Ben’in Ben olusudur ve bu Ben de var olan her şeydir. Var olan her şey, ben olarak vardır."

http://tr.wikipedia.org/wiki/Nisargadatta_Maharaj


Benim, bu bedeni farklı bir yere koyup vucudümda eğitmeye kalkmam, imkansız olmaya başladığını anladım, ama bu bedeni kabullenir, ben bi ikimiz bi ben olarak yaşarsam. galiba yapabilicem.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder