26 Kasım 2012 Pazartesi

Yazı atölyesi, yazısı

İnsan olmanın gereğiydi, hissetmek. Fakat bunun hissedilip anlamlandırılması, kendi içindeki ihtimallerin sayısının fazla, kendine karşı dürüstlüğün zor olduğu bir yerde, yani kendimizde yarattığı çelişkide, Bunun paylaşılmasını zorlatmıştır. Fakat, bu karmaşıklığın içinde, İnsanlar uzantıları ile birbirlerine dokunurlar, Gerçeği ön plana çıkıyor. Uzantılarımızla insanlara dokunduğumuz her an, kendimizde duygularımızdan da birer parça aktarıyoruz. Bu verdiğimiz parçaları her insan alabiliyor demek, yanlış olur, veya tamamiyle algılıyor demekte yanlış olur. Fakat, kendimizden bir parça gördüğümüz her insana, belki sadece insan oluşuna, hatta canlı oluşuna saygı duyduğumuz her parçaya verdiğimiz, her his, her duygu. Eğer bizim acı çekmemize sebep oluyorsa, Maske takmak bir çözüm olabilir. Ama maske takmak ve bir rolü oynamak aynı şey değildir. Maske takmak sadece karşıdaki algıyı anlamaya çalışan insana, bir engel gibidir. Fakat öyle olması, senin bu duyguyu yaşamadığın anlamına asla gelmiyecekdir. Duygusal olmak, hissetmek Seni güçsüz kılmaz. En zayıf anın duygularını en çok yaşadığın andır belki, onlara kızdığın, belki onları yücelttiğin anlardır. Uçlarda yaşamışsındır. Ağlayabilmek, mutlu olabilmek gibi yaşamışsındır. Fakat Ağlıyabilmek, duygularını yaşamaktır, fakat diğer yöndende insanın kendini cezalandırmasıdır. Yani ağlayabilen insanlar en güçlü insanlardır, diyemeyiz her zaman. Mutluyken gözleri dolan bir sevgili, sevdiğini sevebilmenin hakkını yaşarken, bir yandanda kendini güçsüz zanneden bir insanın, elde edemediği güç için, birilerini suçlarken ağlamasıdır belki ağlamak. Fakat ceza olan ağlamak, kaçıştır çoğu zaman gerçeklerden, bazen kendinle takriben yirmi metrekare konuşmak zor geliyordur. Kabul edilebilir bir olgudur esasında, duyguların yükünün fazla gelmesi, fakat hissederken onları doya doya Sandalyede güzel imiş galdaş. diyemiyorsan. Onları yaşamayıda bilmiyorsundur.


İnsanlar uzantıları ile birbirlerine dokunurlar.
Maske takmak ve bir rolu oynamak aynı şey değildir.
Takriben yirmimetrekare konuşmak zor geliyor.
Ağlayabilen insanlar en güçlü insanlardır.
Sandalyede güzel imiş galdaş

Bu beş cümle ile yazılmış yazıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder