23 Ekim 2014 Perşembe

Freud, sanatçıyı

"İçe dönük, içgüdüsel gereksinimlerinin baskısı altında, onur/güç/servet/ün ve kadınların sevgisini
kazanma arzusunda, fakat doyumsuz biri olarak tanımlar; kendini doyumsuzluk içinde
hisseden sanatçının, yaşamsal gerçekle bağını kopardığını ve böylece tüm dikkatini düş
gücünün kapsadıklarını gerçekleştirmeye yönelttiğini söyler.“

ERİNÇ, S.M. (2004); Sanat Psikolojisine Giriş, Ankara: Ütopya Yayınevi.



"BU “Ben-im”lik, bilincin bilincinde olmak, kendinin farkında olmaktır. Ve o tanımlanamaz, nitelendirilemez olandır, çünkü onun sıfat ve nitelikleri yoktur. O sadece Ben’in Ben olusudur ve bu Ben de var olan her şeydir. Var olan her şey, ben olarak vardır."

http://tr.wikipedia.org/wiki/Nisargadatta_Maharaj


Benim, bu bedeni farklı bir yere koyup vucudümda eğitmeye kalkmam, imkansız olmaya başladığını anladım, ama bu bedeni kabullenir, ben bi ikimiz bi ben olarak yaşarsam. galiba yapabilicem.

21 Ekim 2014 Salı

Sen benim kadınım olamazsın!

Sen benim kadınım olamazsın!
Doğan bir güneş misali,
Umut değilsen bana...
Söylenememiş söz misali,
Bir çift göz değilsen bana...
Merakla dolmuş eller,
Dokunmuyorsa bana,
Merhametini kaybetmişse
Yahut fikrime ortak değilse
Sen benim kadınım olamazsın!

17 Ekim 2014 Cuma

Geceler kadar güzel, sabahlar kadar nankör

Uyumak bu dünyadaki en büyük ayrılık, uyanmak ise en büyük kötülük...
Umut fakirin ekmeği ise, benim için Audi R8'dir.
Vermeyin arkadaşım insanlara umut, kandırmayın onları, güzel günler beklemiyor da sizi,  gülmeyecek insanlar yüzünüze ve sen rakı ile balığını içemeyeceksin akşam, güzel muhabbetini de edemeyeceksin. 
Yine sabahın köründe kalkıp işe/derse gideceksin, ellerin çalışmaktan yorulacak, yine bi yerde uyuklayıp kalacaksın, o tahmin ettiğin öğle yemeğini kakari kikiri muhabbetle de yiyemeyeceksin, piyango sana vurmayacak, gün uyandığındaki gibi olmayacak...
 Ve sen hep belki diyerek yaşayacaksın bütün günü, Olacaklarla değil, olmasını umduklarınla yaşayacaksın. O Gün bitecek, ve gece geldiğinde, ihtimallerin tükendiği anda, yani vakit geldiğinde, o an hatırlayacaksın işte, kim olduğunu, niye olduğunu...
 Derdim Kimsenin umudu olmadı, kimseden bir şeyler çalmak istemedim, vermekten öte, bu aciz vücudumun isteklerine bile hayır diyemezken, başka kimin hayatına karışmaya hakkım oldu ki ?
 En zayıf noktam nedir bilir misin? Hayaller ve, Umutlardır... Sadece benimkiler değil, başka insanların inandıklarıdır, saflığıdır.. Benimkilerden bile daha çok bağlandıklarım oldu. Çok çabaladım, saflığını kaybetmesin diye değil, olduğu olmasını istediği, umduğu şeylerin olabileceği ihtimaline çabaladım..
Gündüzler fazla mı aydınlık gerçekten bilemedim, acaba bu kadar ışık mı bizi bazı şeyleri görmekten alıkoyuyor,  boyanmış umutlar çok mu parlak gözüküyor, gerçekten mi gözlerimiz bu kadar aç bu curcunaya. Ne kadar çok istiyoruz değil mi, hemde ne kadar çok.
Bence gündüz haklı, gece yaslı kalacak hep, ve biz asla bilemeyeceğiz, biz kim, sen kim, ben kim.
Fakat ben kendimi gece de arıyacağım, uyumazken, yalnızken, güne dair umutlarım tükendiğinde bulucam kendimi, oradaydım diyebileceğim, ben diyeceğim...
 Gündüzler bizi kandırır, geceler yaşatır...
 Bırak gündüzünü, gecen güzel olsun be genç!

1 Ekim 2014 Çarşamba

Mutluluk Saçmalıktır!

çok uzatılcak bir şey yok bu konuya sen mutluysan sıkıntı yok dedin
bende mutlu değilim, ama hala sıkıntı yok dedim
herşey burdan başladı



-mutlu olunca ne oluyor iyi hissetmekten başka




-Sen pesimist misin bakayım?

-haha çok çabuk kalıba soktun beni
niye diye sorgulamaya gerek bile duymadan
çok yazık


-sadece sordum hem mutlu olmaya gerek olmamasının açıklaması ne merak ediyorum cidden


-mutlu olunca ne oluyor iyi hissetmekten başka



-Iyi hissediyosun sıkılmıyosun. sıkıntının vücudunda yarattığı etkiler olmuyo. çevrene neşe saçıyosun. millet mutsuz bu çocuk kesin bişey var diye üstüne gelmiyo ve yaşam daha güzel oluyo. yeter:)


-sıkılmadığım sürece mutluluğa gerek yok o zaman
mutlu olmayınca da insan mutsuz olmuyor sonuç olarak
ben mutlu olmayada gerek yok diyorum mutsuz olmayada
yani hayatım iyi gidiyor diye mutlu  hissetmeye gerek yok, yada kötü gidiyor diye de mutsuz olmaya
yapılcak bir şey varsa vardır, yoksa yoktur


-Ot gibi yaşayalım o zaman? bu duygular boşuna verilmedi de mi?


-kim veriyor o duyguları ya
yok öyle bir şey
acaba hiç hissiz yaşadın mı ?
nasıl çabuk da kalıba soktun, doğru yaşamak belki ot gibi yaşamaktır
o kadar çok genelleştirmişler ki hissiz yaşamak hayatı boşa yaşamaktır diye


-Hissiz yaşadım canım umursamaz suratsızı oynadım Sen mutsuz olacam diye mutlu olmaya mı korkuyosun?


-korku değil bu gerçektir
mutlu olmaya çalışır ve olmazsın, mutsuz olursun
yani ot içmek istersin, içebildiğin sürece mutlusundur içemediğin zaman mutsuzsundur
ama mutlulukla ot arasındaki fark
biri için para vermek zorunda değilsin
ama ikiside kafa yapar


-Mutluluğa ulaşmak daha kolay. birilerine bağlama yeter andan zevk al hayat daha aydınlık daha net


-kesinlikle daha kolay
ama hayatın gayesi mutluluksa, bir keşten farkın yoktur
her seferinde daha çok mutlu olmaya çalışırsın
aynı şeyler seni mutlu etmemeye başlar
mutlu oldukça, tatmin olma noktan yükselir
ve mutlu olduğun sürecede hiçbirşeyi takmazsın, çünkü zaten mutlusundur, her şeye ulaşmışsındır
en kötüsü acaba hayatı doğru yaşıyor muyum doğru şeyleri yapıyor muyum diye sorgulamazsın bile, çünkü bunlar seni mutlu ediyordur
çünkü bunlar seni mutluluğa ulaştıran şeylerdir, yani bir keş gibi ilerde mutluluğun için gözün bir şey görmemeye bile başlıyabilir


-Yanlış düşünüyosun bence. bi kere keşler kendilerini soyutluyolar onların harikalar diyarına kimse giremiyo ve genelde çevrelerindekilere zarar veriyolar. ama mutlu insanlar çevrelerini de mutlu ediyolar. üstelik mutluluk hormonu sana zarar vermez ot verir


-niye versin canım
marihuana alkolden daha zararsızdır
hayatında kaç tane keş tanıdın ?
kaç tane bali çekmiş adam gördün
kaç kere uyuşturucu kullandın


-Hiç


-o yüzden başta tezin yanlış
evet sigara içen insanlar
etrafındakilere sigara uzatır
o zaman mutlu olan insanlar etrafındakilere de mutluluk dağıtır
ikiside aynı mantık
ama sen diyorsun ki mutluluk iyi bir şey sigara değil
bende diyorum ki
mutluluk dağıtanda sigara dağıtan gibi, zarar veriyor insanlara
buda diğer tezini yanlışlıyor


-Biz bu konuya nerden geldik


-buda mutluluğun diğer etkisi, ne zaman ondan uzaklaşman gerektiği söylense, hayır olmazzz
der ve konuyu dağıtır
çok uzatılcak bir şey yok bu konuya sen mutluysan sıkıntı yok dedin
bende mutlu değilim, ama hala sıkıntı yok diedim
herşey burdan başladı


-Beni gidi ben mutluluk yararlıdır deyip noktalıyorum


-niye
yok
böyle gelmiş böyle gider
niyesi işte bu
açıklaması yok
acaba sen yeni bir düzen kurmaktan mı korkuyorsun ?